Tarsus

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,408
DOLAR 8.29
EURO 10.00
ALTIN 474.05
REKLAM

Türk Dünyası ayakta

61 defa okundu kategorisinde, 25 Nis 2021 - 21:06 tarihinde yayınlandı
Türk Dünyası ayakta

ABD BAŞKANI JOE BİDEN’IN SÖZDE SOYKIRIM İDDİALARINI TÜRK DÜNYASI GAZETECİLER FEDERASYONU OLARAK ŞİDDETLE KINIYORUZ

Birinci dünya harbinde Türk milletinin kuşatıldığı arkadan hançerlenerek yerli işbirlikçi Ermeni azınlıklar tarafından çıkartılan isyanlarla çocuk kadın ve yaşlıların Ermeni çetelerce katledildiği tarihi bir gerçektir.
1915’te Ermeni çetelerinin Türklere karşı yaptığı katliamlar neticesinde devletin uygulamak zorunda kaldığı tehcir sırasında meydana gelen olayların ABD başkanı Joe Biden’ın sözde soykırım olarak nitelendirilmesi en hafif tabirle tarihi gerçekleri çarpıtmaktır,kabul edilemez şiddetle kınıyoruz.
Osmanlı Devletinin büyüklüğüne ve hoş görüsüne istinaden Osmanlı topraklarında farklı dinlere ve ırklara mensup vatandaşlar huzur ve güven içinde yaşamıştır. Osmanlı, topraklarında yaşayan hiçbir vatandaşını dışlamamış, onların inanışlarına saygı ve hoş görü göstererek kimliklerini korumalarını sağlamıştır. 700 yıl 3 kıtada hüküm süren Osmanlı coğrafyasında yani Balkanlarda Kafkaslarda ve Ortadoğu’da barış ve huzur vardı. Azınlıklar en huzurlu günlerini Osmanlı döneminde yaşadı. Ne zaman ki Osmanlı yıkılıp Misak-ı Milli sınırlarına çekilmek zorunda kaldı, işte o zaman bıraktığı toprakları kan ve gözyaşı aldı. Ermeniler tehcir edildi de neden tehcir edildi sorusunu sorması gerekenlerin bu tehcir sırasında olan olayları “Soykırım” olarak nitelemesi art niyetli, tarihi gerçeklerden uzak ve siyasidir. Ermenilere yapılan tehcire bakınca hem Osmanlı kendi varlığını tehlikelerden korumaya çalıştığını hem de Ermeni çetelerinin Anadoluda yaptığı katliamlara istinaden suçsuz masum Ermenileri doğal olarak oluşan halkın öfkesinden korumaya çalıştığını görmemek bu tarihi gerçeklere kör bakmak ön yargının en alasıdır. Üstelik Ermeniler, Osmanlı topraklarında sınır dışı edilmemiştir, güvenlik amacıyla Osmanlı topraklarında bir bölgeden başka bölgeye tehcir edilmiş yani zorunlu götürülmüştür. Özetle anlamayan anlamak istemeyen ön yargılılara bir kez daha vurguluyoruz. Osmanlı’nın uyguladığı tehcir, zorunlu göçün nedenleri Ermenilerin isyanı ve katliamları, halkın Ermenilere karşı oluşan kini ve öfkesidir.
Medeniyetimiz, inancımız ve tarihte kurduğumuz hiçbir Türk devleti soykırım iddialarıyla ilişkilendirilemez. Türk hoş görünün adıdır, Türk savaşta toprağına göz diken düşmanının Çanakkalede yaralı askerini tedavi edecek kadar merhametin adıdır. Türk esirine misafir muamelesi yapacak kadar asildir. Şanlı bir tarihe sahip Türk’ü soykırımla yan yana getirip aynı cümle içerisinde kullanmak talihsizliktir, tarihi gerçeklikten uzak hukuksuzluktur. Bizi soykırım yapmakla suçlayanlar kendi kirli tarihlerine baksınlar, Japonya’ya atom bombası atıp onca insanı gözünü kırpmadan katledenler, Afrika’da sömürge düzeni kurup insanların hayatlarını, umutlarını, iş güçlerini katledenler; Anadolu’da, Hocalı’da, Saraybosna’da binlerce masum insanı üstelik insanlık dışı metotlarla vahşice katledenler bize katliam suçlaması yaparken aynaya baksınlar. Her 24 Nisan’da 1915 tehcirini katliam olarak ısıtıp ısıtıp önümüze getirenlere artık kınamaktan öte adımlarla cevap vermemiz gerektiği inancındayız. Bu düşüncemiz doğrultusunda “Türkiye Büyük Millet Meclisimizi bize katliamcı diyenlerin tarihleriyle onları yüzleştirmeye, Yüce Meclisimizi bir an önce sunulan tasarılarla bize iftira atanlara; tarihlerindeki katliamlarını yüzlerine vurmaya, tüm dünyaya asıl katliamcı kim belgeleri ile anlatmaya davet ediyoruz. İçimizdeki sözde katliamı kabul eden düşmanlarımıza da gerekenin yapılacağını temenni ediyoruz.Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Yüce Türk Milleti’nin sonuna kadar yanındayız. ABD Başkanı Joe Biden’ın sözde soykırımı kabul eden açıklamasını kabul etmiyor, şiddetle ve nefretle kınıyor; ABD’nin bu açıklamayı geri çekip yaptığı tarihi hatadan geri dönmesini istiyoruz. Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu nezdinde ABD Başkanının açıklamalarının yok hükmünde olduğunu kamuoyu ile paylaşıyoruz..

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz